Deyimler Sözlüğü
R
Rafa kaldırmak (koymak): Bir iş üzerinde artık durmamak, o
işi kenara itmek, ihmal etmek."Bizim dosyayı yine rafa
kaldırmışlar."
Rahat durmamak: Yaramazlık etmek, kımıldayıp durmak."Rahat
durmadın, beni zor durumda bıraktın."
Rahatına bakmak: Hiçbir şeye aldırış etmeden rahatını
sağlamaya çalışmak."Boş ver, rahatına bak, sen mi düzelteceksin
diyenlerden nefret ederim."
Rahatlık (rahat) batmak: Rahat, iyi bir yerdeyken o yeri
olmayacak nedenlerden ötürü terkeden insanlar için sitem biçiminde
söylenir.
Rahat yüzü görmemek: Huzur, bolluk, hiç rahatlık görmemek;
sürekli sıkıntı, darlık içinde bulunmak."Şu yaşıma geldim, hiç rahat
yüzü görmedim desem yeridir."
Rahmetli olmak: Vefat etmek, ölmek.
Ramak kalmak: "Bir şeyin olmasına çok az kalmak" anlamında
kullanılır."Makinenin elime değmesine ramak kalmıştı ki güçlükle
kendimi geri attım."
Rast gelmek: 1. Düşünmediği, beklemediği bir anda biriyle
karşılaşmak. 2. Düşünmediği veya düşünülmediği hâlde payına
düşmek."Desenli parça bana rast geldi." 3. Hedefi bulmak. 4.
Bulmak."Pazarda kardeşimi çok aradım ama rast gelmedim."
Rast gitmek: Bir iş istenilen biçimde gelişmek.
Rayına oturmak: Bozulmuş, düzensiz hâle gelmiş bir işi yoluna
koymak, iyi duruma getirmek.
Rekor kırmak: Eski rekoru aşıp yeni, üstün bir sonuç elde
etmek."Koşuda yeni bir rekor kırılması bekleniyor."
Rengi atmak: 1. Solmak. 2. Korku, heyecan sebebiyle benzi
sararmak."Kumaşın rengi bir yıkamadan sonra attı."
Renkten renge girmek: Heyecan, korku ve utanmadan dolayı
yüzünün rengi değişmek, sıkılmak.
Renk vermemek: Bir konu ile ilgili duygularını, düşüncelerini
belli etmemek; bildiği hâlde bilmez gibi görünmek.
Resmiyete dökmek: Bir iş veya duruma resmiyet kazandırmak,
onu resmî kanallardan halletme yolunu seçmek.
Rest çekmek: 1. Kesin tavır almak, herhangi bir konuda son
sözü söylemek. 2. Bir oyunda önündeki paranın tümünü ortaya
koymak."Öyle bir rest çekti ki görmeliydiniz."
Rol oynamak: 1. Bir oyunda rol almak. 2. Bir işte önemli
katkısı olmak, etkisi bulunmak."Bu işin gerçekleşmesinde onun da
önemli rolü oldu."
Rota değiştirmek: 1. Takip edilen yoldan ayrılmak. 2.
Tutumunu, tavrını değiştirmek, izlediği yoldan kopmak."Hava
muhalefeti sebebiyle uçak rota değiştirmek zorunda kaldı."
Ruhu bile duymamak: Anlamamak; hiçbir bilgisi, haberi
bulunmamak; olan biteni sezememek."Göreceksin ruhu bile duymayacak,
onu bir güzel ıslayacağız."
Ruhunu teslim etmek: Ölmek."İhtiyar ninem sabaha karşı ruhunu
teslim etmişti."
Rüyasında bile görememek: Olacağını hiç aklına getirmemek,
ihtimal vermemek."Bunu bana aldın ha! Rüyamda bile görsem
inanmazdım!"
Rüzgâr gelecek delikleri tıkamak: İstenmeyen bir duruma veya
zarar gelebilecek bir gelişmeye karşı her türlü önlemi almak.